Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
“Dilencilik Bir Mağduriyet Değildir. Dilencilerin Mağduru Siz Olmayın!”
Dilencilik dünyanın en eski mesleklerinden biridir. Yardıma muhtaç olduğu gerekçesiyle başka insanlardan para, yiyecek vb. şeyler istemeyi alışkanlık haline getirerek geçimini bu şekilde sağlayan kişiye dilenci denir. Dilencilere gelişmiş ülkelere nazaran geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde daha çok rastlanmaktadır. Dilencilerin bir kısmı gerçekten yardıma muhtaç olmakla beraber bir kısmı da toplumun insaf, yardımseverlik ve dindarlık duygularını sömürerek kolay ve haksız kazanç elde etmeye çalışırlar. Bu amaçla genellikle yoksul görünümlü olmaya dikkat ederler. Engelli olmak veya engelli çocuğu olmak avantaj sağladığı için engelli veya hasta taklidi yaparlar. Bazı durumlarda dilenci çetelerinin eline düşmüş çocuklar sakat bırakılır veya engelli rolü oynamaya zorlanır.
 
Gelişen teknoloji ile birlikte dilencilerin çalışma şekilleri de değişmiştir. Günümüzde dilenci çeteleri cep telefonu ile haberleşerek zabıtaveya polis kontrollerine karşı birbirlerini uyarmakta, aynı bölgelerde dilenmemeye dikkat etmektedirler. Dilencilerin en çok kullandıkları dilenme yöntemleri ise şunlardır:
 
Ø Bir köşe başında bekleyerek geçenlerden para isteme,
( Bu tür, en yaygın dilencilik şeklidir.)
 
Ø Sokaklarda gezerek, dükkân önleri, toplu taşım durakları gibi işlek yerlerde yardım dilenme,
 
Ø Hastanede mahsur kalma, parasızlık nedeniyle yolda kalma gibi mazeretler ileri sürerek para
talep etme.
 
Ø Kapı kapı dolaşarak ev sakinlerinden yardım dilenme,
(Bu tür dilencilik de yolda kalma veya hastanede mahsur kalma mazeretlerini kullananlar tarafından sıklıkla tercih edilir. Bazı durumlarda sadece işitme ve/veya konuşma engelli olduğunu belirten bir pankart taşırlar.)
 
Ø Yoksul görünümlü olmayan kişiler tarafından yapılan dilencilik.
( Bu tür dilencilikte dilenci, benzin bitmesi, cüzdanını kaybetme vs. gibi mazeretler ileri sürerek insanları dilenci olmadığına, gerçekten yardıma ihtiyacı olduğuna inandırmaya çalışır. Çoğu kez yardım eden kişilerin adresini isteyerek parayı geri gönderme sözü verir.)
 
Dilenmek pek çok ülkede suç olmamakla birlikte dilenciliğe zorlamak ya da akıl baliğ olmayan kimseleri suistimal etmek suçtur ve cezaî yaptırımla karşılaşılabilir. Kamu huzurunu bozduğu durumlarda dilenciler, polis, zabıta gibi kamu görevlileri tarafından dilendikleri mekândan uzaklaştırılabilirler.
 
TCK'ya göre dilencilik suç olmamakla birlikte dilenciliğe zorlamak ya da akıl baliğ olmayan kimseleri suistimal etmek suçtur. TCK madde 229 şu şekildedir:
(1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
 
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde Dilencilik yapanlarabelediye zabıta görevlileri tarafından 88TL idari para cezası uygulanmakta, ayrıca üzerlerinde bulunandilencilikten elde edilmiş paralara el konulmaktadır.El konulan paralar encümen kararıyla belediye bütçesine gelir kaydedilebilir.
Tarihte, atalarımız tarafından hem dilenciliği önlemek hem de ihtiyaç sahiplerine yardım etmek amacıyla belirli yerlere konmuş Sadaka Taşları adında ortası oyuk taşların olduğu, sadaka vermek isteyenlerin paralarını oyukların içine bıraktığı, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacı kadar parayı kimseye el açmak zorunda kalmadan bu taşlardan aldıkları çeşitli tarih kitaplarında anlatılmaktadır.
 
Vermek ve almak kavramının en güzel örneklerinden birisi olan bu sistem gün geçtikçe insanlarda daha çok almak isteğini tetiklemesi nedeniyle kullanılırlığını yitirmiş ve zaman içinde unutulup gitmiştir.
Yardımlaşmak, toplumsal birlik ve beraberliğin ayakta tutulmasını sağlayan insanlığın ve inançların gereği olan en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Kimin ihtiyaç sahibi kimin dilenci olduğunu anlamanın imkansız olduğu günümüzde; yardımlaşma duygusu gün geçtikçe törpülense de gerçek ihtiyaç sahiplerine yardımların ulaştırılması, Mülki/Mahalli idareler ve Sivil Toplum Kuruluşları vasıtası ile yapılması daha doğru olacaktır.
 
 
 
 
  • İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
  • KAYSERİ VALİLİĞİ
  • POLİS BAKIM VE YARDIM SANDIĞI
  • BİMER
  • GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
  • ULUSAL ULAŞTIRMA PLATFORMU
  • TURN BACK CRIME
  • POLİS RADYOSU
  • POLİS AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI
  • PEKAY-KAYSERİ ŞUBESİ
  • KURUMSAL E-POSTA